Topic: Terör hakkýnda çok iþittik. Müslüman’ýn bakýþýna göre terör nedir? Batýlýlara göre terör nedir? Onlarla ihtilafa düþersek nasýl cevap vermeliyiz?
Timeline: 2013-02-27 16:57:29
Terör hakkýnda çok iþittik. Müslüman’ýn bakýþýna göre terör nedir? Batýlýlara göre terör nedir? Onlarla ihtilafa düþersek nasýl cevap vermeliyiz?
Islamic Rulings - Living Shariah Verdicts
Islamic Questions & Answers
Terör hakkýnda çok iþittik. Müslüman’ýn bakýþýna göre terör nedir? Batýlýlara göre terör nedir? Onlarla ihtilafa düþersek nasýl cevap vermeliyiz?
Bütün övgüler Allah’adýr.
Birincisi:
el-Ýrhab” Arapça masdar olup erhebe, yurhibu, irhaben olarak gelmekte ve lafýz olarak ise: kendi zatýnda ne övülen ne de yerilen ancak söylendiðinde anlamý bilinen bir kavram olup korkutma anlamýna gelmektedir. Býraktýðý etkisine bakýlmalýdýr. Kimileri irhab’ýn Ýslam’da öldürmenin yerine kullanýlýr, diyebilir. Bunu diyen yanýlmýþtýr. Çünkü bu söz bu anlama yardýmcý olmuyor. Ýrhab korkutmadýr, öldürme deðildir. Allah bize kendisinden nerhebehu yani kendisinden korkmamýzý emretmiþtir. Ayette: “Ey Ýsrail (Yakub’un) oðullarý! Hatýrlayýn size verdiðim nimetlerimi, Bana verdiðiniz (Ýslâm dinine tabi olma) sözünüzde durun ki, Ben de size (razý olma ve cennete girdirme) vâad ettiklerimi vereyim. O halde korkun Ben’den.” (el-Baqarah, 40) savaþ ve komplo kurmasý beklenen düþmana karþý hazýrlýk yapmamýzý da emretmiþtir. Bu hazýrlýk, bizim düþman için kolay lokma olmadýðýmýzý belirtmek için korkutmamýz içindir. Bunu açýklayan ayette ise: “Onlara (düþmanlara) karþý gücünüz nisbetinde kuvvet ve cihad için baðlanýp beslenen atlar (silah ve araçlar) hazýrlayýn, onunla Allah 'ýn düþmanýný, sizin düþmanýnýzý ve onlardan baþka sizin bilmediðiniz, Allah 'ýn bildiklerini (düþmanlarýný) korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanýz size eksiksiz geri döner, siz asla haksýzlýða uðratýlmazsýnýz.” (el-Enfâl, 60)Cani sömürge devletleri bu sözü Ýslam’ýn üzerine adlandýrdýlar. Dünya kamuoyu gözünde Ýslam’ý kötülemek istedi. Bunun için kongreler düzenlediler, sempozyumlar yaptýlar. Terörle mücadele için birimler oluþturuldu. Bütün bunlarýn arkasýnda katil ve cani sömürge devletlerin Müslümanlardan zayýf olanlarýn göðüslerine oturmalarý hedeflenmiþti. Keþmir’de ki Müslümanlarýn üzerine Hindularýn terörü, Çeçenistan’da ki Müslümanlarýn üzerine Ruslarýn terörü, ýrakta ve Afganistan’da ki Müslümanlarýn üzerine Amerikalýlarýn terörü, Filistin’de ki Müslümanlarýn üzerine Yahudi terörü çöktü. Kendini bilmez bazý insanlar ise bu sömürgecilere karþý savaþ verenlere bu adý takýyorlar. Ýnsanlarý onlardan nefret ettiriyorlar. Belki onlardan bir taife veya bir grup için söyledikleri doðru olabilir. Ancak bu terör devletlerine karþý neden tavýr almaz? Irkçý, milliyetçi örgütler bu sözle tanýmlamaktan kurtuldular ve olay sadece Müslümanlara özel yapýldý!?
Rabbani Ýslam kanunlarý müslümanýn ýrzýný, kanýný ve malýný korumaktadýr. Bunun için öldürme, zina etme, hýrsýzlýk yapma, iftira atma haram kýlýndý. Kim de bu büyük günahlardan birini yaparsa katý hadler kýlýndý. Ýnsanlarýn ýrzýný korumak için öldürmenin hükmü evli kadýnýn zina etmesi hükmüne varabilir.
Ýnsanlarý korkutan ve onlara terör estiren kimseler için katý cezalar geldi. Yol kesen çeteler ve aynýsýný þehir içinde yapanlar, yeryüzünde fesat için çalýþýyorlar. Allah onlarýn þerrini bitirmek için aðýr cezalarla hükmedilmesini insanlarýn mallarýný, kanlarýný ve ýrzlarýný korumak için emreder. Ayette: “Allah ve Resûlüne karþý savaþanlarýn ve yeryüzünde fesad etmeye (zina, hýrsýzlýk, cinayet, nesli ortadan kaldýrmaya) çalýþanlarýn cezasý ancak ya (acýmadan) öldürülmeleri, ya çarmýha gerilmeleri yahut el ve ayaklarýnýn çaprazlama kesilmesi yahut da bulunduklarý yerden (baþka bire yere) sürülmeleridir (tevbe edinceye kadar hapsedilmeleridir). Bu onlarýn dünyadaki rüsvalýðýdýr. Ahirette de büyük azab var onlara.” (el-Maideh, 33)
Bundan daha önemlisi: Ýslam, Müslüman’ýn Müslüman kardeþini þaka yollu da olsa korkutmasýný haram kýlmýþtýr. es-Saib bin Yezid(r.a.)dan, Allah Resulünün-sallallahu aleyhi ve selem- þöyle dediðini iþittim: “Ýçinizden kimse kardeþine ait bir eþyayý ne ciddi ne de þaka yollu almasýn. Kim kardeþinin asasýný almýþsa onu kardeþine geri versin” et-Tirmizi (2160) ve Ebu Davud(5003)hadiste rivayet etti. Elbani ise Sahihut-Tirmizi’de sahih olduðunu belirtmiþtir.
Abdurrahman bin Ebu Leyla’dan, Allah Resulünün –sallallahu aleyhi ve selem- ashabý peygamberimiz ile birlikte bir yolculukta gidiyorlardý. Onlardan biri uyudu. Bazýlarý da kalkýp onun oklarýný almak için harekete geçti. Adam uyandýðýnda korktu. Topluluk ise güldü. Sordu: sizi güldüren nedir? Dediler ki: biz bunun okunu aldýk o da korktu. Allah Resulü-sallallahu aleyhi ve selem- þunu belirtti: Müslüman’ýn baþka bir Müslüman’ý korkutmasý ona helal olmaz.” Diye bize anlattý.” Ahmed (23064)hadiste lafzý kendisine ait olarak, Ebu Davud (4351) hadiste rivayet etti. Elbani ise Ebu Davud sahihinde sahih olduðunu belirtti.
Ýkincisi:
Ýslam’a göre Ýrhab iki türlüdür:
1- Övülen irhab: Müslümanlara saldýrmasýndan, ülkelerini iþgal etmesinden korkulduðu için düþmaný korkutmak. Bu da ancak silah ile vahdet ile ve iman ile tamamýyla hazýrlanmak ile mümkündür.
Ýslam bu konuda yeni bir konum getirmemiþtir. Ýþte devletler askeri sanayide biri birleriyle yarýþ halindeler. Öyle ki nükleer silahlarla silahlandýlar. Büyük ordular kurdular. Askerleri ve silahlarý için askeri tatbikatlar yapmaktadýrlar. Bütün bunlar komþularýný ve düþmanlarýný korkutmak içindir. Onlarýn kendilerine saldýrma isteklerinden vazgeçirmek içindir.
2- Yerilen irhab: Müslümanlardan veya zimmet ehli, himaye verilen ve antlaþma yapýlan baþkalarýndan korkutulmayý hak etmeyen kimseyi korkutmaktýr.
Ýslam Fýkýh Birliði, Ýrhab’ý þöyle tanýmladý: fertlerin, gruplarýn veya devletlerin insanýn (dinine, kanýna, aklýna, malýna, ýrzý)na düþmanlýk yapma isteðidir. Haksýz yere öldürme, tehdit etme, iþkence etme ve deðiþik korkutma yöntemlerini içine almaktadýr. Bu savaþ ile baðlantýlý olan, yol kesmek, güvensiz bir yol, þiddetin ve tehdidin her türlüsüdür. Bu fert veya topluluk bazýnda gerçekleþen bir cinayet projesidir. Ayný zamanda insanlar arasýnda korku salmak, korkuyla iþkence etmek, hayatlarýna, özgürlüklerine, güvenliklerine veya durumlarýna kast etmek gibi tehlike yaratmayý hedeflemektedir. Bunu ayýracak olursak; topluma veya binalara, özel ve kamu emlakine zarar vermektir. Ya da milli gelirlerden birini veya tabiatý tehlikeye sokmaktýr. Bütün bunlar yeryüzünde fesadýn tablolarýdýr. Allah bu durumlarý Müslümanlarýn yapmasýný yasaklamýþtýr: “Yeryüzünde fesadý isteme. Çünkü Allah müfsitleri sevmez.” (el-Qasas, 77)” bitti.
26/10/1422H.-5–10/1/2002M.tarihinde Mekke-i Mükerreme’de yapýlan on altýncý toplantý açýklamasýdýr.
Bu açýklamada iki önemli duruma dikkat çekilmektedir:
Birincisi: kâfirlerin Ýslam’ý terör dini olarak tanýmlamalarý ve buna verilen cevapta belirtilenler:
Birlik üyeleri medya saldýrýlarýnýn planlý ve içi boþ durumlar ve iftiralar içerdiðine dikkat çektiler. Bu medya makinist ve düþman bir medya ile hareket etmektedir. Siyonist medya kurumlarý onlarý yönlendirmede katký saðlamaktadýr. Bu þekilde nefretleri, ayrýmcýlýðý ve kýzmalarý Ýslam ve Müslümanlar aleyhine derinleþtirerek etkili kýlsýn. Allah’ýn son dinine þiþirme haber iftiralar atsýn. Bunun baþýnda da “Terör” gelmektedir.
“Birlik” üyeleri, Ýslam’a yapýþtýrýlmak istenen terör medya saldýrýlarý sürecinde insanlarýn Ýslam’dan nefret ettirme uðraþýsý insanlarýn ona yönelmesini ve Allah’ýn dinine bölük bölük girmesini engellemek istediðini fark ettiler.
“Birlik” üyeleri “Ýslam Dünyasý Birliði”ni ve diðer Ýslami teþkilatlarý, Müslüman kamuoyunu Ýslam’ý uygun bir vesile ile þerefini koruyacak ve bu görevin þerefini savunmaya davet etti. Ýslam’a iftiralarý, ona yapýþtýrýlmak istenen terör hakkýnda cevap siyakýnda þunu açýkladýlar: kuþkusuz terör uluslar arasý bir olaydýr, ne bir dine ne de bir halka özeldir. Çaðdaþ toplumlardan bir toplum bundan arýnmýþ deðildir, aþýrýlýðýn sonuncunda ortaya çýkan davranýþtýr. Aþýrýlýk ise dinde aþýrýlýk, düþüncede aþýrýlýk, siyasi aþýrýlýk þeklinde deðiþkendir. Bir belirli dine mensup kimselerin aþýrýlýklarýna nispet edilen bir terör yoktur. Allah Subhanehu ve Teala Ehl-i Kitabýn dinlerinde aþýrýya gittiklerini ve bunu yasakladýðýný ayette görüyoruz: “Uyar: Ey Kitab ehli! Dininizde haksýz yere haddi aþmayýn. Daha önceden sapan, birçoklarýný saptýran ve yolun doðrusundan uzaklaþan bir topluma uymayýn.” (el-Maideh, 77) bitti.
Ýkincisi: onlarýn terör bazýnda devletlerin teröründen bahsettiler. Ki bu konuda dünya medyasýnýn sustuðunu görüyoruz. Bunu yapanlarý ortaya çýkarmamaktadýr. Açýklamada þu belirtilir:
Birlik þunun terör türünden olduðunu pekiþtiriyor: devlet terörü ki onun en bariz tablosu ve en çirkin þiddetidir: Yahudilerin Filistin’de uyguladýklarý terördür, Sýrplarýn Bosna-Hersek ve Kosova’da uyguladýðý terördür. Birlik bu tür bir terörü: dünya barýþýna ve güvenliðine karþý en tehlikeli türü olarak kabul etmektedir. Buna karþý gelmenin ise kendini savunma ve Allah yolunda cihad olarak kabul etmektedir.
Bitti.
Üçüncüsü:
Batýda ki teröre gelince: zayýf ülkeleri iþgal etmeleri, yerüstü-altý zenginliklerini çalmasý, iþkenceden, tecavüzden, öldürmeden gördüklerimiz ve okuduklarýmýzdýr. Üstelik bunlar resim ve filmlerle belgelidir. Bunlarý inkâr etme imkâný da yoktur. Bu terör onlarýn geçmiþte devletleri zorla, güçle ve silahla iþgal etmeye devam eden tarihlerini sergilemektedir.
Ýlginç olan ise: özellikle Amerika batý devletleri þimdiye kadar terörün tanýmýný yapmadýlar. Görünen o ki kendilerinin seçtiði bir tanýmla kendilerini kýnayacaklardýr. Bu nedenle bu kavramý müphem bir mana yani manasý ðayri munsarýf bir kelime kýldýlar. Bu nedenle Ýslam’ýn ve müslümanlarýn üzerine yýktýlar!
Bu kâfir batý kendisine direnen birini istemiyor. Ýþgal altýnda inleyen bir halkýn kendisini kovalamasýna razý deðil. Eðer bir grup kalkýp onu kovalamaya ve eziyetine son vermeye kalksa “Terör örgütü” diye adlandýrýyorlar ve yaptýklarýný ise terör olarak yaftalýyorlar.
Rabýtatul-Alemul- Ýslami’ye baðlý Ýslam Fýkýh Birliði, Filistin ve Irak hakkýnda ki bildirgesinde:
Hamd; âlemlerin rabbi Allah’adýr. Peygamberimiz Muhammed’e, ailesine, ashabýna salât ve selam olsun.
Arap ve Ýslam ülkelerinin karþýlaþtýðý tehlikeli durumlarý Birlik Filistin ve Irak’ý baþýnda sunduktan sonra: iþgalci Ýsrail yönetiminin Filistin’de uyguladýðý bir devlet terörüdür. Bu durumu; elini ayaðýný çekmiþ sivil çocuklarý, kadýnlarý, ihtiyarlarý öldürmekte, bilinçsiz göz altýlara imza koymakta, suikastlar ve evlere baskýnlar yapmakta, evlerini baþlarýna yýkmaktadýr. Verimli arazileri kýsýrlaþtýrmakta, þehirlere, köylere, kamplara askeri kuþatma devam etmektedir. Bunlarýn baþýnda ise Müslümanlarýn inancýndan ve akidesinden bir parça olan Kudüs þehri ve Ýsra ve Miraç þehri gelmektedir. Filistinli Müslümanlarý Mescid-i Aksa’da namazlarýný kýlmaktan engellemektedir.
Bütün bu teröre raðmen Ýsrail barýþ istediðini iddia ediyor. Onun katili ise barýþ adamýdýr! Dinlerini, kendilerini, topraklarýný, ýrzlarýný savunarak þehid olanlar ise teröristlerin ta kendileridir?!
Ýþgalci Ýsrail’in bu düþmanca uygulamalarý ise terörün ta kendisidir. Bu uluslar arasý antlaþmalarý ve insan haklarýný hiçe sayan bir uygulamadýr. Bütün bunlar dünya kamuoyunun gözü önünde gerçekleþmektedir. Özellikle de insan haklarýný koruyan, eþitlik, demokrasi ve hürriyeti himaye ettiðini iddia eden devletlerin gözü önünde cereyan etmektedir.
Kardeþ Irak’ý Ýngiliz ve amerikan düþmanlýðýndan gelen tehdidin hedefi Müslüman halký ve güzel topraklarýný, yeraltý ve yerüstü kaynaklarýný istemektedir. Bu açýk düþmanlýða dur diyecek Müslümanlarýn çaðrýlarýna kulaklarýný týkýyor. Arap ve Ýslam teþkilatlarýndan resmi ve halktan çýkan kararlarý görmezlikten geliyor. Barýþý seven devletlerin halklarýndan ve devletlerinden çýkan kararlara göz yumuyor. Uluslar arasý antlaþmalar, belgelerin hepsini kabul etmeyen bir tavýr olarak iþte bütün bunlar, devletlerin þerefini, topraklarýný ve halklarýný çiðnemek anlamýný taþýyor….
Bitti.
Az önce belirtiklerimizden de anlaþýlacaðý üzere þer güçlerden çýkan kararlar boþtur. Onlar Ýslam’a terör dini deyip çöreklenmek istiyorlar. Onlarýn bu konuda geçmiþlerinin Ýslam’dan nasýl öç alma isteklerinin devamýdýrlar. Bu gerçek yaþamda ise onlarýn yalanýdýr, asýl kendileri terör lakabýný almaya daha layýktýrlar.
Þeyh Salih el-Fevzan-rahimehu Allah- þunu belirtti:
Kâfirler eskiden beri Ýslam ile savaþmakta ve ona en çirkin lakaplar takmaktadýrlar. Ondan nefret ettirmek için bunu yapmaktadýrlar: “Allah 'ýn nurunu (Ýslam’ýný) aðýzlarýyla (medyalarýyla ve rejimleriyle) söndürmek istiyorlar. Oysa kâfirler hoþlanmasalar da Allah nûrunu (Müslümanlara zaferini) tamamlamaktan asla vazgeçmez.” (et-Tevbeh, 32) buna örnek olarak: Ýslam’ý terör ve vahþet olarak tanýmlamalarýdýr. Terörün, vahþetin, halklarýn katliamý, haksýz olarak insanlara musallat olmak bütün bunlar yerilen sýfatlardýr. Olsa olsa küfür dininin ve kâfirlerin sýfatlarýdýr.
Bazý Ýslam’a mensup kimselerden bilerek veya bilmeden yanlýþ eylemlerde bulunmasý ve bunun Ýslam’a mal edilmesi doðru deðildir. Çünkü Ýslam bunlarý yasaklamaktadýr.
Ýslam’a mal edilen bu kötü lakaptan kurtulmanýn yolu: bu þahýslarýn yaptýklarýnýn Ýslam olmadýðýný açýklamaktýr. Bunlar kiþisel eylemlerdir. Her Müslüman da hata yapmaya açýktýr. Çünkü masum olan yoktur ancak Allah peygamberidir-sallallahu aleyhi ve selem-.
el-Fevzan fetvalarýndan seçmeler, (247 sayýlý soru, 416/1)
Þeyh’in- hafazahu Allah- en son sözü soru soran kardeþin sorusuna verilen cevabýdýr. Buna þunu ekliyoruz. Ýslam’ýn hakikati hakkýnda batýlý bazý insaflý kimselerin tanýklýklarýndan faydalanmalýdýr. Gerçek düþmanlarý onu terörle yaftalýyorlar bu taným onlar için cuk oturmaktadýr.
Buna örnek olarak Anna Mary Shemmal’in söyledikleri verilebilir:
Ben ne Kur’an-da ne de Sünnette teröre veya kaçýrmaya davet eden veya bunu caiz gören bir metin bulamadým. Bilakis Ýslam ahlak çerçevesi altýn bir kuraldýr.
Baþarýya eriþten Allah’týr.
**{Legacy activities, comments etc counter: 2128; topic series: 7; forum: MediaTurkish; language: turkish; associated: 7- /*}