1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Ýslam’da Demokrasi anlayýþý

Gönderilme zamanı: Pzr Oca 25, 2026 8:22 am
gönderen MediaTurkish
*Legacy Post Number 26 from MediaTurkish
Topic: Ýslam’da Demokrasi anlayýþý
Timeline: 2013-02-27 16:53:38


Ýslam’da Demokrasi anlayýþý

Islamic Rulings - Living Shariah Verdicts

Islamic Questions & Answers

Demokrasi sözünün Ýslam’dan alýnma olduðunu iþittim. Bu doðru mu? Demokrasiye teþvik etmenin hükmü nedir?

Bütün övgüler Allah’adýr.

Birincisi:

Demokrasi Arapça bir kelime deðildir. Yunancadan alýnan bir kelimedir. Ýki kelimeden oluþmaktadýr. Birincisi: Demos ve insanlarýn hepsi veya halký kast etmektedir. Ýkincisi: Kratýa ve yönetmek anlamýna gelir.Anlamý ise: bütün insanlarýn veya halkýn yönetimi anlamýna gelir.

Ýkincisi:

Demokrasi Ýslam’a karþý bir sistemdir. Çünkü kanun yapma yetkisini halka veya onlarýn yerine (parlamento üyelerine) vekâleten vermektedir. Buna göre burada hüküm koyma Allah’ýn dýþýnda halkýn veya onlarýn yerine vekil olan milletvekillerinin olmaktadýr. Burada ibret toplumun deðil onlarýn çoðunluðu esasýna dayanýr. Bu þekilde çoðunluðun ittifaký ile o halka kanunlar yaratýlýþa, dine ve akla ters de olsa dayatýlýr. Bu sistemlerde kürtaj kanunu, homoseksüellerin evliliði, faiz faydalarý kanun haline getirilmiþ ve þer’i ahkâm ilga edilmiþtir. Zina yapmak ve alkol almak mubah görülmüþtür. Bilakis bu sistemde Ýslam ve ona baðlý olanlarla savaþýlmaktadýr.Oysa Allah kitabýnda hüküm koymanýn sadece kendisine ait olduðunu ve kendisinin hüküm koyanlarýn en dikkatlisi olduðunu haber vermiþtir. Kendi yönetimine kimsenin müdahale etmesini de yasaklamýþtýr. Ve kendisinden daha iyi hüküm koyacak birinin olmadýðýný da belirtmiþtir. Ayette: “Hüküm koyma(ve verme) el-Âliyy vel-Kebir olan Allah’adýr.” (Ðafir, 12) ve ayette: “Allah 'ý býrakýp da taptýklarýnýz, sizin ve atalarýnýzýn taktýðý birtakým isimlerden baþka bir þey olamaz. Yoksa Allah onlara öyle bir saltanat indirmemiþtir. Hüküm sadece Allah 'ýndýr. O size kendisinden baþkasýna ibadet etmemenizi emretmiþtir. Ýþte el-Qayyim(delilleri sabit, müstakim) din budur. Fakat insanlarýn çoðu bilmezler.” (Yusuf, 40) ve ayette: “Allah hüküm koyanlarýn en hâkimi deðil mi?” (et-Tin,8) ve ayette: Açýkla: Ne kadar kaldýklarýný daha iyi bilen Allah ’dýr. Göklerin ve yerin ðayb ilmi O'nundur. O (sana) ne güzel göstermekte, ne güzel iþittirmektedir. Onlarýn (göklerde ve yerde olanlarýn), O'ndan baþka bir idarecisi ve yardýmcýsý yoktur. O, kendi hükümranlýðýna kimseyi ortak etmez.” (el-Kehf, 26)

Ve baþka bir ayette ise: “Açýkla: Ne kadar kaldýklarýný daha iyi bilen Allah ’dýr. Göklerin ve yerin ðayb ilmi O'nundur. O (sana) ne güzel göstermekte, ne güzel iþittirmektedir. Onlarýn (göklerde ve yerde olanlarýn), O'ndan baþka bir idarecisi ve yardýmcýsý yoktur. O, kendi hükümranlýðýna kimseyi ortak etmez.”(el-Maideh, 50)

Bütün yaratýlmýþlarý yaratan Allah’týr. O onlar için neyin iyi olduðunu, kanunlardan neyin onlara fayda vereceðini bilmektedir. Ýnsanlar akýllarýnda, ahlaklarýnda, adetlerinde farklý farklýdýrlar. Onlar kendileri için iyi olaný bilmezler kaldý ki baþkalarý için hayýrlý olaný nasýl bilsin. Bu nedenle halkýn kanunlar ve yasalarla yönettiði toplumlarda fesattan, ahlaki çöküntüden, toplumlarýn açýlýp-saçýlmasýndan baþkasý görülmemiþtir.

Burada bu sistemin çoðu ülkelerde gerçek bir tablosu yoktur ancak insanlarý kandýran propagandalarý vardýr. Oysa gerçek yönetici devlet baþkaný ve zebanileridir. Halk ise kendi derdine düþmüþ, zulmedilen bir konumda olduðuna dikkat edilmelidir. Buna en güzel belge eðer bu demokrasi yönetenlerin istediðini getirmezse bunu ayaklar altýna alýrlar. Seçimlere hile karýþtýrýrlar, özgürlükleri kýsýtlarlar, hakký konuþanlarý sustururlar. Herkesin bildiði gerçekler bunlar. Baþka delile gerek yok. Gündüz delile muhtaç olursa zihinlerde ýslah olacak bir durum olmaz.

Dinler ve çaðdaþ mezhepler ansiklopedisinde (1066/2) þu zikredilir:

Seçim demokrasisi:

Demokratik sistemin görüntülerinden biri de halktan milletvekillerini seçmekle meclis vasýtasýyla halkýn yönetimde söz sahibi olma uygulamasýdýr. Burada halk deðiþik yöntemlerle otoritenin bazý görüntüsüne direk müdahale eden bir uygulama hakkýný korumaktadýr. Bunun en önemlileri ise:

1- Halk oylamasý hakký: halktan bir grup kanun için ayrýntýlý ve kapsamlý bir proje koyar ve bu millet meclisinde tartýþýlýr ve oylamaya sunulur.

2- Referandum hakký: kanun parlamentoda kararlaþtýrýldýktan sonra halka sunulur ve onun son sözü bu konuda alýnýr.

3- Halkýn itiraz hakký: kanun çýktýktan bir müddet sonra anayasanýn belirlediði seçmenlerden bir kýsmýnýn itiraz etmesidir. Bu da halka referanduma gitmesini þart koþmaktadýr. Eðer halk kabul ederse uygulanýr.. Yoksa iptal edilir. Bu prensibi çoðu modern anayasalar almaktadýr.

Þüphesiz itaatte, boyun eðmede veya kanun koymada modern þirkin görüntülerinden biri olarak demokratik sistemler karþýmýza çýkar. Çünkü yaratanýn mutlak kanun koyucu olarak otoritesini ilga etmektedir. Yaratýlanlarýn haklarý mesabesine indirmektedir. Allah þöyle buyurmaktadýr: “Allah 'ý býrakýp da taptýklarýnýz, sizin ve atalarýnýzýn taktýðý birtakým isimlerden baþka bir þey olamaz. Yoksa Allah onlara öyle bir saltanat indirmemiþtir. Hüküm sadece Allah 'ýndýr. O size kendisinden baþkasýna ibadet etmemenizi emretmiþtir. Ýþte el-Qayyim(delilleri sabit, müstakim) din budur. Fakat insanlarýn çoðu bilmezler.” (Yusuf, 40) ve ayette: “Hüküm ancak Allah 'ýndýr.” (el-Enâ’m, 57)

Üçüncüsü:

Ýnsanlarýn çoklarý demokrasi kelimesinin özgürlük anlamýna geldiðini sanýyor. Bu bozuk bir anlayýþtýr. Demokrasinin yaydýðý düþüncelerden biridir, hürriyet. Burada hürriyetten þunu kast ediyoruz: Ýnanç hürriyeti, ahlaki çöküntü, görüþ beyan etme hürriyetidir. Bunlarýn da Ýslam toplumlarý üzerine çok yozlaþma vardýr. Düþünce özgürlüðü adý altýnda Kur’an, Peygamberler, kitaplarý ve ashabý hakkýnda karalamaya kadar götürdü. Hürriyet adýna pornografik filmler, cinsel resimler, açýk-seçiklik yayýlmasýna müsaade edildi. Ýþte böylesine uzun bir senaryo vardýr. Hepside ümmetin dini ve ahlaki açýdan yozlaþmasý için çalýþmaktadýr. Öyle ki demokratik sistem sürecinde mutlak özgürlüðe çalýþan devletlerin nezdinde bile arzularýnýn ve çýkarlarýnýn sýnýrladýðý bir hürriyettir. Ayný zamanda sistemleri Kur’an ve Peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve selem hakkýnda karalamayý serbest býrakýyor. Düþünce özgürlüðü hücceti ile: bu tür bir özgürlüðün “Naziler Yahudileri yaktý” sözünü yasaklamada görüyoruz. Bilakis bu yakmayý inkâr ederse hapsedilir ve cürüm iþlemiþ olur. Oysa inkâr edilmeye deðer tarihi bir vakýadýr. Ancak Yahudilerle iliþkilendirilmesi Ýslam’dan daha çok önem ve kutsallýk vermektedir. Bu nedenle Ýslam’ýn hakikatini gizlemek ve karalamak için bu özgürlüðü dillerine doluyorlar, onlarýn efendilerini ilgilendirdiðinde ise bu hürriyeti yasaklýyorlar.

Eðer bunlar hürriyetin davetçileri ise: Ýslami halklarýn kendi dinini ve sonucunu seçmelerine müsaade etmiyorlar.!? Ülkelerini neden iþgal ettiler, inançlarýný ve dinlerini deðiþtirmeye neden çalýþtýlar? Libya halký üzerinde katliam yapan Ýtalyanlara karþý bu özgürlükler neresinde duruyor? Cezayir halkýna katliam yapan Fransýzlarýn, Mýsýr halkýna katliam yapan Ýngilizlerin, Afgan ve Irak halkýna katliam yapan Amerikalýlarýn neresinde bu hürriyet!

Hürriyeti iddia edenlerin belki þok olacaðý bazý sýnýrlamalar vardýr onlardan:

1- Kanundur. Ýnsanýn yolda ters yöne doðru arabasýyla gitmesi, ruhsatsýz bir iþyeri açmasý -ben özgürüm – dese b ile kimse buna aldýrmaz. Bu mutlak bir hürriyet deðildir.

2- Örftür: onlarda bir kadýn bikinileriyle bekârlar evine “ben özgürüm” dese de gidemez. Ýnsanlar onu hakir görür ve kovalarlar. Çünkü bu adetlere terstir.

3- Genel zevk: onlardan biri insanlar önünde yemek yerken yellenemez. Bilakis bunu yapmaya bile yeltenemez. Ben özgürüm dese de insanlar onu aþaðýlarlar.

Öyle ise onlarýn hürriyetlerini sýnýrlayan ve inkâr bile edemeyen bir durumda dinimizin de bizim hürriyetimizi sýnýrlamasý neden olmasýn? Dinin getirdikleri kuþkusuz insanlarýn hayrýna ve ýslahýnadýr. Kadýnýn açýk-seçik olmasýný yasaklamasý, insanlarýn alkol içmesini yasaklamasý, domuz etinin yenilmesi gibi birçok durumlar: hepsinde bedenleri için, akýllarý için, hayatlarý için maslahatlar vardýr. Ancak onlar hürriyetlerine bir sýnýrlama din tarafýndan gelirse kabul etmiyorlar. Kendileri gibi bir beþerden veya bir kanundan bu yasaklama gelirse diyorlar ki: iþittik ve itaat ettik.

Dördüncüsü:

Bazý elitler demokrasi sözünün Ýslam’da ki eþ-Þura kavramýna denk olduðunu sanýyor. Bu durum deðiþik yerlerden fasit bir zandýr. Onlardan:

1- Þura yeni ortaya çýkan ve gelen bir olayda olur. Kur’an-dan veya sünnetten bir nassýn ayrýntýlarýnýn olmadýðý iþlerde olur. Halkýn yönetmesine gelince dinin asýllarýndan birini tartýþmaktadýr. Haram olaný yasaklamayý reddetmektedir. Allah’ýn helal ve farz kýldýðýný yasaklamaktadýr. Bu kanunlarla alkolün satýþý serbest býrakýlmýþtýr. Zina ve faiz de serbesttir. Bu kanunlarla Ýslami kurumlar ve Allah’a çaðýran davetçiler zor duruma düþürülmüþtür. Bu durum þeriata tamamen zýttýr. Bunu þuranýn neresine koyacaðýz?!

2- Þura Meclisi fýkýhtan, ilimden, anlayýþtan, siyasetten, ahlaktan belli bir derecede oluþan insanlardan oluþmaktadýr. Müfsid ve ahmak olanla müþavere yapýlmaz. Kâfir ve mulhid olanla ise hiç yapýlmaz. Demokratik seçilmiþler meclisi: geçen durumlara itibar edilmez. Parlamentoya bir kâfir, bir müfsit, bir ahmak geçebilir. Peki bu konumun Ýslam’da ki þura ile ne alakasý vardýr?!

3- Yönetici þuranýn aldýðý kararlara baðlý olmayabilir. Meclisten birinin görüþünü delili güçlü olduðu için þuranýn görüþüne tercih edebilir. Çünkü doðru görüþ meclis ehlinin diðer görüþüne üstündür. Oysa demokratik sistemde çoklarýnýn ittifak etmesi insanlarý baðlayan kanunlarýn çýkarýlmasýna sebep oluyor.

Müslümanlara düþen dinleriyle gurur duymalarýdýr. Rablerinin ahiretlerini ve dünyalarýný ýslah eden ahkâmýna güvenmelidir. Allah’ýn þer’ine muhalefet eden sistemlerden beri olmalarý farzdýr.

Yöneten ve yönetilenler olarak bütün Müslümanlarýn bütün iþlerinde Allah’ýn þeriatýna uymalarý gerekir. Hiç birine Ýslam’ýn dýþýnda bir metod ve sistem edinmesi helal olmaz. Bunun gereði olarak Allah’ý rabb, Ýslam’ý din, Muhammed’i-sallallahu aleyhi ve selem- peygamber ve resul olarak razý olmaktýr. Müslümanlara düþen Ýslam’a batinde ve zahirde teslim olmaktýr. Allah’ýn þeriatýný tazim etmeleridir. Peygamberin-sallallahu aleyhi ve selem- sünnetine tabi olmalarýdýr.

Allah’tan bizi Ýslam ile izzetli kýlmasýný, hainlerin komplolarýný kendilerine geri çevirmesini dileriz.

Allah her þeyi en iyi bilendir.


**{Legacy activities, comments etc counter: 1471; topic series: 6; forum: MediaTurkish; language: turkish; associated: 6- /*}