Topic: AKLINA GELEN VESVESE VE DÜÞÜNCELERDEN RAHATSIZ OLAN KÝMSE
Timeline: 2013-02-27 16:46:14
AKLINA GELEN VESVESE VE DÜÞÜNCELERDEN RAHATSIZ OLAN KÝMSE
Islamic Rulings - Living Shariah Verdicts
Islamic Questions & Answers
Ben, namaz kýlarken veya güzel bir iþ yapmaya niyetlendiðim zaman aklýma birtakým þeytanî þeyler gelmektedir.Namazda okuduðum âyetleri düþünmeye baþladýðým zaman aklýma þeytânî fikirler girmekte ve Allah Teâlâ'nýn zâtý hakkýnda her türlü kötü öneri ve fikirler gelmektedir. Bunun için öfkelendiðimi hissediyorum. Allah Teâlâ'nýn dýþýnda tevbeyi kabul eden hiç kimsenin olmadýðýný da biliyorum. Fakat bu düþüncelerim yüzünden, Allah Teâlâ'nýn zâtý hakkýnda aklýma gelen bu düþüncelerden daha kötü ve daha çirkin düþünce olmadýðýný hissediyorum.Namazdan sonra Allah Teâlâ'dan beni baðýþlamasýný diliyorum. Fakat bundan dolayý içimde bir sýkýntý duyuyorum.Çünkü ben, bu kötü ve çirkin düþüncelere son vermek istiyorum ama yapamýyorum.Bu düþünceler, namazýmdan zevk almama engel oluyor ve namaz, kendimde uðursuz olduðum hissi uyandýrýyor. Bu konuda bana öðüt ver misiniz?
Hamd, yalnýzca Allah'adýr.
Namazda ve namazýn dýþýndaki kötü ve çirkin vesveseler,þeytandandýr.Çünkü þeytan, müslümaný dîninden saptýrmak ve onu iyilikten mahrum edip uzaklaþtýrmak konusunda çok gayretlidir.Nitekim sahâbeden birisi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e namazda kendisine gelen vesveseleri þikâyet ederek þöyle demiþtir:
(( يَا رَسُولَ اللهِ! إِنَّ الشَّيْطَانَ قَدْ حَالَ بَيْنِي وَبَيْنَ صَلاتِي وَقِرَاءَتِي يَلْبِسُهَا عَلَيَّ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: ذَاكَ شَيْطَانٌ، يُقَالُ لَهُ: خَنْزَبٌ, فَإِذَا أَحْسَسْتَهُ فَتَعَوَّذْ بِاللهِ مِنْهُ، وَاتْفِلْ عَلَى يَسَارِكَ ثَلاثًا، قَالَ: فَفَعَلْتُ ذَلِكَ، فَأَذْهَبَهُ اللهُ عَنِّي.))
[ رواه مسلم ]
"Ey Allah'ýn elçisi! Þüphesiz þeytan, benimle namazým ve kýrâatýmýn arasýna girip onlarý karýþtýrmama ve onlarda þüphe etmeme sebep oldu. Bu sebeple namazýmda bana çektirmekte, namazýmdan haz almamakta ve onda huþu duymamaktayým.
Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- þöyle buyurdu:
- O, Hanzeb adýndaki þeytandýr.Namazda sana geldiðini hissettiðin zaman ondan Allah'a sýðýn ve sol tarafýna hafifçe üç defa tükür.
Sahâbî (Osman b. Ebil-Âs) dedi ki:
- Bunun üzerine öyle yaptým. Allah da benden onu giderdi." (Müslim; hadis no: 2203).
Namazda huþu duymak, namazýn özü ve cevheridir.Dolayýsýyla huþusuz namaz, ruhsuz beden gibidir.
Namazda huþu duymaya yardým eden þeylerden ikisi vardýr ki bunlar:
Birincisi:
Kulun, namaz sýrasýnda ne söylediðini ve ne yaptýðýný akýl etmeye çalýþmasý, kýraatý, zikri ve duâyý iyice düþünmesi,Allah Teâlâ'nýn kendisini gördüðünü ve O'nunla fýsýldaþtýðýný bilmelidir. Çünkü namaz kýlan kimse, namazda ayakta olduðu sýrada Rabbi ile fýsýldaþýr. Ýhsan ise, Rabbini görüyormuþçasýna O'na ibâdet etmendir.Sen O'nu görmüyorsan bile, O seni görmektedir. Ayrýca kul, namazýndan tat aldýkça, namaza olan eðilimi daha çok olur ve namaz onu kendisine çeker.Bu ise, îmânýn gücüne göre deðiþir. -Îmânýn güçlenmesine vesile olan þeyler pek çoktur-.
Bunun içindir ki Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- þöyle buyurmuþtur:
(( حُبِّبَ إِلَيَّ مِنْ دُنْيَاكُمْ النِّسَاء وَالطِّيب وَجُعِلَتْ قُرَّة عَيْنِي فِي الصَّلاة.))
[ صحيح الجامع ]
"Bana, dünyanýzdan kadýnlar ile güzel koku sevdirildi ve namaz, gözümün nuru kýlýndý." (Sahîhu'l-Câmi').
Baþka bir hadiste þöyle buyurmuþtur:
(( يَا بِلَالُ أَرِحْنَا بِالصَّلَاةِ. ))
[ رواه أبو داود وأحمد]
"Ey Bilal! Namazý edâ etmekle bizi rahata kavuþtur." (Ebu Dâvud ve Ahmed).
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:
Namazý edâ etmekle bizi rahata kavuþtur, demiþtir.Namazdan bizi kurtar, dememiþtir.
Ýkincisi:
Ýnsaný ilgilendirmeyen konularda düþünmek ve kalbi, namazýn amacýndan cezbeden þeyleri düþünmek gibi ve kalbi meþgul eden þeyleri defetmeye/kovmaya çalýþmaktýr.Bu ise, her kulda farklýdýr.Çünkü vesvesenin çokluðu, insanda bulunan þüphelerle þehevî duygularýn çokluðuna, kalbe sevimli gelen þeylere kalbin yönelmesine ve kalbe çirkin gelen þeyleri kalbin defetmesine baðlýdýr. (Þeyhulislâm Ýbn-i Teymiyye;"Mecmûu Fetâvâ"; c: 22, s: 605).
Sorunda zikretmiþ olduðun vesveselerin seni büyük bir noktaya getirmesine, hatta Allah Teâlâ'nýn zâtý hakkýnda aklýna vesvese vermesine gelince, þüphesiz bunlar þeytanýn dürtü ve kýþkýrtmasýdýr.
Nitekim Allah Teâlâ bu konuda þöyle buyurmuþtur:
وإما ينزغنك من الشيطان نزغٌ فاستعذ بالله إنه هو السميع العليم
[ سورة فصلت الآية: ٣٦]
"Eðer þeytandan gelen bir vesvese seni dürtecek olursa, hemen Allah’a sýðýn. Çünkü O, hakkýyla iþiten, (kullarýnýn bütün iþlerini) hakkýyla bilendir." (Fussilet Sûresi: 36).
Nitekim sahâbeden bazý kimseler, kendilerini rahatsýz eden vesveselerden þikâyet etmiþlerdi.
Ebu Hureyre'den -Allah ondan râzý olsun- rivâyet olunduðuna göre o þöyle demiþtir:
(( جَاءَ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهِ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَسَأَلُوهُ: إِنَّا نَجِدُ فِي أَنْفُسِنَا مَا يَتَعَاظَمُ أَحَدُنَا أَنْ يَتَكَلَّمَ بِهِ. قَالَ: وَقَدْ وَجَدْتُمُوهُ؟ قَالُوا: نَعَمْ. قَالَ: ذَاكَ صَرِيحُ الإِيمَانِ.))
[ رواه مسلم ]
"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashâbýndan bazý kimseler gelerek ona þöyle sordular:
- (Ey Allah’ýn Rasûlü!) Bizden birimizin, içimizdeki çirkin bir þeyi konuþmayý büyük günah olarak görmektedir deyince, Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-:
- Onu kalbinizde buluyor musunuz? diye sordu.
Sahâbe:
- Evet, dediler.
Bunun üzerine Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- þöyle buyurdu:
- Ýþte o, katýksýz (gerçek) îmândýr" (Müslim; hadis no: 132).
Ýmam Nevevî -Allah ona rahmet etsin- bu hadisin þerhinde þöyle demiþtir:
"Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in: "Ýþte o, katýksýz (gerçek) îmândýr" sözünün anlamý; yani bu vesveseyi konuþmayý büyük günah olarak görmeniz, katýksýz (gerçek) îmândýr, demektir.Zirâ bunu büyük günah olarak görmek, ondan þiddetle korkmak ve onu konuþmak, -bunlara inanmayý bir tarafa býrakýn-, bütün bunlar, ancak îmâný tam anlamýyla kemâle eren, îmâný gerçekleþtiren (tahakkuk ettiren) ve kendisinden þüphe ve þek giden kimsede olur.
Yine bunun anlamý hakkýnda þöyle de denilmiþtir:
Þeytan, kendisini aldatmak ve saptýrmaktan ümidini kestiði kimseye vesvese verir. Onu saptýrmaktan âciz olduðu için vesvese vermek sûretiyle onu sürekli rahatsýz eder. Kâfire gelince, þeytan ona dilediði yönden gelir.Þeytan ona sadece vesvese vermek sûretiyle gelmez.Aksine onunla dilediði gibi oynar.Buna göre hadisin anlamý: Vesvesenin sebebi, gerçek ve katýksýz îmândýr veya vesvese, gerçek ve katýksýz îmânýn belirtisidir."
(12315) nolu sorunun cevabýna bakýnýz.
O halde bu vesveseyi çirkin görüp ondan nefret etmek ve kalbin ondan kaçmasý, gerçek ve katýksýz îmândýr. Vesvese, zikir ve duâ ile Allah Teâlâ'ya yönelen herkesin baþýna gelebilir. Bu kaçýnýlmaz bir þeydir. Bu sebeple kulun, dîninde sebât göstermesi, bu vesveselere sabretmesi, zikir ve namazýna devam etmesi ve canýný sýkmamasý gerekir.Zirâ o bunlara devam ederse, þeytanýn hilesi kendisinden uzaklaþýp gidecektir.
Nitekim Allah Teâlâ þeytanýn hilesi hakkýnda þöyle buyurmuþtur:
إن كيد الشيطان كان ضعيفاً
[ سورة النساء من الآية :76 ]
"Hiç þüphesiz ki þeytanýn hîlesi (kurduðu düzeni, tuzaðý), zayýftýr." (Nisâ Sûresi: 76)
Kul,kalbiyle Allah Teâlâ'ya yönelmek istedikçe, kendisine deðiþik vesveselerle gelecektir.Çünkü þeytan, yol kesen haydut gibidir.Kul, Allah Teâlâ'ya yürümek istedikçe, þeytan onun yolunu kesmek ister.Bunun içindir ki seleften bazý kimseler þöyle demiþlerdir:
"Yahudî ve hýristiyanlar: Bizler, vesvese etmeyiz, derler.Onlar bu sözleriyle doðru söylediler.Çünkü þeytan yýkýlýp harap olan bir evi ne yapsýn ki?!" (Þeyhulislâm Ýbn-i Teymiyye;"Mecmûu Fetâvâ"; c: 22, s: 608).
Vesvesenin Tedâvisi:
1. Bu vesveseleri hissettiðin zaman: Allah'a ve Rasûlüne îmân ettim, dersin.
Nitekim Âiþe'den -Allah ondan ve babasýndan râzý olsun- rivâyet olunduðuna göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- þöyle buyurmuþtur:
(( إِنَّ أَحَدَكُمْ يَأْتِيهِ الشَّيْطَانُ فَيَقُولُ: مَنْ خَلَقَكَ؟ فَيَقُولُ: اللهُ، فَيَقُولُ: فَمَنْ خَلَقَ اللهَ؟ فَإِذَا وَجَدَ ذَلِكَ أَحَدُكُمْ فَلْيَقْرَأْ آمَنْتُ بِاللهِ وَرُسُلِهِ، فَإِنَّ ذَلِكَ يُذْهِبُ عَنْهُ ))
Þüphesiz þeytan birinize gelir ve der ki: Seni kim yarattý? O da: Allah, der. Bunun üzerine þeytan: Peki Allah’ý kim yarattý? diye sorar. Biriniz bununla karþýlaþtýðý zaman, þöyle desin: Allah’a ve O'nun peygamberlerine îmân ettim. Zirâ bu söz, o vesveseyi ondan giderir."(Ahmed;hadis no:25671.Elbânî;"Silsiletu'l-Ehâdîsi's-Sahîha";hadis no:116).
2. Gücün yettiði kadarýyla bu konuda düþünmekten yüz çevirmeye çalýþmalý ve seni ondan oyalayacak þeyle meþgul olmalýsýn.
Son olarak sana þunu tavsiye ederiz:
Her hâl ve iþinde Allah Teâlâ'ya sýðýnmalý, bu konuda Allah Teâlâ'dan yardým dilemeli, O'na yalvarýp yakarmalý ve ölünceye kadar bu yolda sana sebât göstermesini ve hayatýný sâlih amellerle sona erdirmesini Allah Teâlâ'dan niyâz etmelisin.
Yine de en iyisini Allah Teâlâ bilir.
**{Legacy activities, comments etc counter: 1663; topic series: 8; forum: MediaTurkish; language: turkish; associated: 8- /*}